Ferhan Çeçen – Natal haritalardaki gezegenler: Yarımkürelerin, çeyreklerin ve açı resimlerinin önemi

GİRİŞ

Bir haritaya ben ilk defa baktığım zaman dikkatimi hep gezegenlerin dağılımı çeker. Benim görüşüme göre bu faktör neredeyse Güneş, Ay, Yükselen burç ve onların yöneticileri kadar önem taşır.  Bu makalenin esas amacı yarımkürelerin, çeyreklerin (kadrantların) ve açı resimlerinin incelenmesiyle bir kişinin temel eğilimi hakkında çok bilgi edinilebileceğini göstermektir.

  1. YARIMKÜRELER

Bir haritada AC/DC ekseninin (Şekil 1) altındaki alan, yani kuzey yarımküre, ufkun altında olduğu için karanlıkta kalan bir alandır. Buna uygun olarak, bir insanın bilinçdışı alanıyla ilişkilendirilir. Burada bulunan gezegenler genellikle bilinçdışı olarak ifade edilirler. Gezegenlerinin çoğu bu eksenin altında kalan kimseler daha ziyade içe dönük olarak görülürler. Bunlar enerjilerini dış dünyadan çok, kendi iç dünyalarından ve kendi değerlerinden alırlar. Öte yandan AC/DC ekseninin üstünde, yani güney yarımkürede kalan gezegenler, görünür haldelerdir, çünkü aydınlık alanda bulunurlar. Bununla ilişkili olarak kişinin bilinçli alanındadırlar, bu yüzden de kişi onları iyi yönetir. Haritasında gezegenlerinin çoğu ufkun üstünde yerleşmiş olanlar daha dışa dönük olarak görülürler. Bu kişilerin faaliyetleri kamuoyu tarafından daha fazla gözlenebilir vs.

Şekil 1. Haritanın yarımküreleri ve çeyrekleri.

Benzer şekilde MC/IC ekseni de haritayı doğu ve batı olmak üzere iki yarımküreye ayırır. Doğu yarımküre “Ben” tarafı olarak görülür. Gezegenlerinin çoğu burada yerleşmiş olanlar kendi standartlarına değer verirler, kendi güçlerine dayanırlar, bağımsız olarak hareket etmek ve başkalarının da kendilerini takip etmesini isterler. Öte yandan, batı yarımküre “Sen” tarafına aittir. Gezegenlerin çoğu bu bölgede yerleşmişse, kişi için hayatında başkalarıyla temas kurmak önemli hale gelir. Fakat başkalarına çok fazla bel bağlayabilir ve onlardan çok şey bekleyebilir. Başkalarını takip etmek zorunda kalabilir veya onlardan etkilenebilir.

  1. HARİTANIN ÇEYREKLERİ

AC/DC ve MC/IC noktaları astronomiden kaynaklandıkları için, onları bir haritadaki en objektif göstergelerden biri olarak görmek mümkündür. Haritadaki çeyrekler de bunların kesişmesiyle oluştuğundan, onlar da objektif olarak kabul edilebilirler. Hangi ev istemi kullanılırsa kullanılsın, çeyreklerin anlamı aynı kalacaktır. Bu yüzden evlerden ziyade ilk olarak gezegenlerin çeyrekler arasındaki dağılımına bakılması tavsiye edilir.

1.çeyrek: Gezegenlerin çoğu 1.çeyrekte olduğunda bu kendini oluşturma yönünde çok irade sahibi bir kişiye işaret edebilir. Bruno Huber bu çeyreği “Dürtü” çeyreği olarak adlandırmıştır. Burada kişinin esas dürtüsü kendisini sürdürmektir. Aşırı durumda kişi çevresinin farkında olmayan veya çok fazla kendine yönelen biri olur ki, sonunda bu bencilliğe götürür. Bu çeyrekteki korkulardan birisi teslim olmak ve kendini kaybetmek olduğu için kişi kendisini korumak ve savunmak ister.

2.çeyrek: Gezegenlerin çoğu 2.çeyrekte olduğunda, kişi çevresini içgüdülerine güvenerek keşfeder. Bruno Huber burayı “İçgüdü” çeyreği olarak adlandırmıştır. Kişi genellikle hayatının ilk yıllarında ailenin ve çevrenin normlarıyla şartlandırılmıştır. Bu şartlandırılma daha sonra kendisinin başkalarına olan tutumunu da şekillendirir. Kişi farkında olmadan içgüdülerine dayanarak davranır ve bir eylem olduğunda ona tepki verir. Kişide esasen atarlı ve duygusal bir tavır görülür.

3.çeyrek: Bu çeyrek Bruno Huber tarafından “Düşünce” çeyreği olarak adlandırılmıştır. Gezegenlerin çoğu bilinçli yarımküreye ait bu çeyrekte bulunuyorsa, kişi çevresini bilinçli ilişkiyle keşfetmek ister. Genellikle çevresine eğilmesi zihnini kullanmakla olur. İçgüdülerinden ziyade zekasına dayanarak hareket eder. 2.çeyrekteki gibi çevre tarafından şekillendirilmemiştir. Daha çok kendisinin ne yapabileceği ve başkalarına nasıl katkı sağlayabileceği ile ilgilidir. 

4.çeyrek: Bu çeyrek “Varolma” çeyreğidir. Eğer haritada bu çeyrek vurgulanmışsa, kişi kendini gerçekleştirmek ve birey haline gelmek ister. Fakat bu sefer bunu bilinçli bir şekilde yapar, çünkü bu çeyrek ufkun üstünde yer almaktadır. Kişi artık ne 1.çeyrekteki gibi dürtü, ne de 2. çeyrekteki gibi içgüdü ile idare edilmektedir. Haritanın “Ben” tarafında yer almasına rağmen bu çeyrekte kişi 1.çeyrekteki gibi kendisine odaklanmış değildir, tersine kaynaklarını başkalarıyla paylaşmaya çok daha gönüllüdür. Böylelikle, bu çeyrekte bireysel bilinç ile evrensel bilincin aynı kişide birbiriyle kaynaştığı görülür.

  1. HARİTA ŞEKİLLERİ İLE YARIMKÜRE/ÇEYREK İLİŞKİSİ

Belirli açıların oluşması ancak bazı harita şekillerinde mümkündür. Dolayısıyla harita şekilleri ile açılar birbirlerine bağımlıdır. Örneğin, bohça şeklinde olan bir haritada ancak karşıtlık dışındaki açılar görülebilir. Bu bir alana güçlü bir şekilde odaklanmayı gösterebilir, fakat başka faktörler de desteklemekteyse aynı zamanda objektifliğin azalmasına da işaret edebilir. Sonuç itibariyle hem bir açının varlığının hem de bir açının yokluğunun anlamı vardır.

Fakat harita şekillerinin oluşumu (lokomotif, çanak, bohça, yaygın vs.)  çeyreklerle bağlantılı değildir. Örneğin, bohça şekli her çeyrekte bulunabilir, hatta iki çeyreğe de yayılmış olabilir. Harita şekilleri yarımkürelerden de bağımsızdır. Örneğin, haritadaki çanak şeklinin bir kısmı ufkun altında, diğeri ise ufkun üstünde yer alabilir. Çanağın kapladığı çeyrek ve yarımküreye göre anlamı da değişecektir. 

  1. AÇILAR VE AÇI RESİMLERİ

4.1 Açılar ve renklerin anlamı:

Bir kişi değerlendirilirken haritasındaki gezegenlerin birbirleriyle yaptığı açılar çok önemlidir. Huber okulu Koch evlerini kullanarak geliştirdiği açı analizinde 10 gezegeni ve Kuzey Ay Düğümü’nü dikkate almaktadır; eksenlere olan açıları dahil etmez. Kişinin tam özüne inebilmek için orblar bu sistemde çok küçük tutulmuştur (1);  sonuçta bu durum standart bir analize göre çok daha az açının oluşmasına yol açar. Bu sistemde ele alınan kırmızı, mavi ve yeşil açılar Tablo 1’de gösterildiği gibi yorumlanmaktadır. Bir haritada ideal oran 2 yeşil: 4 kırmızı: 6 mavi açı şeklindedir.

Tablo 1. Açı renkleri ve onlara karşılık gelen açı resimleri (Kaynak 1 ve 2’den uyarlanmıştır).

4.2 Açı resimleri

Huber yöntemine göre natal harita incelenirken kırmızı, mavi ve yeşil açıları tek tek ele almadan önce ona bütüncül olarak bakılması gerekir. Şekil 2’de gösterildiği gibi Huber yöntemine göre bir harita beş tabakadan oluşmaktadır. İlk bakışta göze çarpan grafiksel izlenim (Aspektbild) “açı resmi” olarak çevrilebilir. Şekilde görüldüğü gibi açı resmi, kişinin özüne en yakın tabaka olduğu için, kişinin temel karakterini, bilincini ve motivasyonunu temsil eder.

Şekil 2. Haritanın beş tabakası (1, 2 ve 3 no.lu kaynaklar esas alınmıştır). 

Renkler ve açı resimleri arasındaki benzeşme 

Tablo 1’de gösterildiği gibi her açı resmi bir renge karşılık gelmektedir. Eğer bir harita daha çok bağımsız çizgilerden oluşmuşsa, çizgisel bir açı resmi görürüz ki, bu kırmızı ile gösterilen öncü enerjiye karşılık gelir (Tablo 1)Üçgensel açı resimleri, üçgenler taşımalarıyla farkedilirler; bu açı resimleri yeşil ile gösterilen değişken enerjiye benzerler. Eğer bir harita dört veya daha fazla köşeden ibaret bir resimden oluşuyorsa, köşeli açı resmiyle karşı karşıyayızdır. Bu açı resmi ise mavi ile gösterilen sabit enerjiye benzer.

Açı resimleri ile açı kalıpları farklı şeylerdir.  Açı kalıbı deyimi genellikle büyük üçgen gibi tek bir kalıp için kullanılır. Bruno Huber ve onu takip eden kişilerin yıllarca süren çalışmaları sonunda çok sayıda çizgisel, üçgensel ve köşeli açı kalıbı tarif edilmiştir (1,2). Örneğin,  bu sistemde çok sayıda öğrenme üçgeni ile rahatsızlık dörtgeni, doğruluk dörtgeni gibi değişik renklerden oluşan birçok köşeli kalıp bulunur.

4.3. Açıların ve açı kalıplarının eksenlere yönelmesi:

Açıların/açı kalıplarının haritanın dört köşesinden hangisine doğru yöneldikleri de önemlidir. Açılar daha çok düşey yöndeyse (IC/MC ekseni), kişi bireyselleşmeyi ve kendini sergilemeyi arar (1,2). Çünkü IC etrafındaki bölge (Yengeç’in yeri) “kolektif” alana aittir.  Burada “kolektif” deyimi insanın başlangıçta ailesinden, köklerinden etkilendiği ve henüz bir birey olmadığı anlamında kullanılmaktadır. MC (Oğlak’ın yeri) etrafındaki bölge ise bireyselleşmeyi gösterir; buna ulaşmak ise ancak ufkun üstünde bilinçli olarak mümkündür.  AC/DC ekseni ise kişinin başka biriyle karşılaşmasını temsil eder. Bu sebeple açıların çoğu bu eksen boyunca veya yatay yönde yerleşmişse, kişi bireysellikten çok ilişkiyi ve uyumu arar.

4.4 Tutarlılık

Tutarlılık burada haritadaki tekil açı kalıplarının birbirleriyle ilişkilerinin olması, birbirlerine kenetlenmesi anlamına gelir. Örneğin, bir T-kare kalıbında bulunan gezegenler ufkun altında olabilirler, fakat ufkun üstüne hiç bağlanmamış olmaları mümkündür; sonuçta bu durumda haritada bütünlük yoktur, yani harita tutarlı değildir. Tutarlılığın olmaması çeşitli anlamlara gelebilir. Örneğin, kişi farklı ortamlarda çelişkili tavırlar sergileyebilir.

  1. ÖRNEKLER

Şimdi de aşağıdaki örnekler yoluyla bu kriterlerin uygulanmasını göstermek istiyorum.

Tek açılarla veya açı kalıplarıyla uğraşmadan önce bir kişinin haritasını incelemeye açı resimlerine bakmakla başlayabiliriz. Açıları analiz ettikten sonra ise bir senteze varmak amacıyla gezegenlerin, burçların ve evlerin anlamlarını dahil edebiliriz. Açılar ile diğer göstergeler arasında çelişkiler varsa, bunların da dikkate alınması gerekir.

1.HARİTA:

Şekil 3. Natal harita-1.kişi (erkek)  

Genç bir erkeğe ait bu harita (Şekil 3) suda büyük bir üçgen içeriyor ve mavi renkten ibaret. Bu durum öncelikle uyum ve barış arayan bir kişiye işaret ediyor. Haritaya bütünde bakıldığında üçgensel bir resim görülüyor, bu da değişken ve uyum kabiliyeti olan bir karakteri gösteriyor. Haritada hiç yeşil renk olmadığı halde üçgen şeklin çok kuvvetli olması, yeşil rengin işlevini görüyor (bakınız Tablo 1). Burada gösterilmemesine rağmen haritada tek kırmızı açı Merkür ve Plüton arasındaki kare açı. Huber orbları alındığında bu tek yönlü olan (Merkür’den Plüton’a) bir kare. Bu kare yoğun tecrübeler yoluyla öğrenen, zihinsel olarak derine inen bir kişiye işaret edebilir. Fakat haritada güçlü kırmızı açıların olmaması yüzünden, kişinin pek iddialı hedefleri olmadığı ve mevcut durumdan memnun olduğu düşünülebilir. Bunun yanı sıra, batı yarımkürenin vurgulanması, Yükselen/Alçalan burçların Başak/Balık’ta olması, Kuzey Ay Düğümü’nün ve Güneş’in 6.evde Balık’ta olması hep başkalarına hizmet etmeye ve fedakarlık yapmaya meyilli bir kişiyi düşündürüyor.

2.HARİTA:

Şekil 4. Natal harita-2.kişi (erkek)

Genç bir erkeğe ait bu haritada (Şekil 4) kişisel gezegenlerin çoğu güney yarımkürede yerleşmiş olup, daha çok dışa dönük bir doğaya işaret ediyor. Aynı zamanda bu gezegenlerin çoğunun doğu tarafında olması kişinin hayatını bilinçli bir şekilde ve kendine güvenerek idare edeceğini düşündürüyor. Bu kişi için kendi standartları ve fikirleri daha önemli. Güneş ve diğer gezegenlerin 4.çeyrekte yerleşmiş olmaları, kişinin evrensel değerlere inandığını ve ilgisini toplumsal sistemlere yönelttiğini gösteriyor. Açıların haritada düşey yönde olması bireyselleşmeye işaret ediyor. Öte yandan bu bireyselleşmenin amacı kendine yarar sağlamak değil, bunun yerine topluma katkıda bulunmak. Yod açı kalıbını oluşturan yeşil açılar kişideki içsel tereddütlere işaret ediyor ki, dikkatini dış dünyaya (Yod apeksindeki 10.evdeki Venüs, Güneş’le birleşmiş) yöneltmekle kişi bunların üstesinden gelebilir. Bu kişinin entelektüel bir alanla uğraşması ve somut başarılar elde etmesi çok muhtemel (İkizler-Güneş, Başak Yükselen,  yöneticisi Merkür 10.evde).  Aynı zamanda kişinin küçük yaşlardan beri öğrenmeye ve dile çok meraklı olması çok muhtemel gözüküyor (İkizler, Güney Ay Düğümü-Merkür birleşmesi, çeşitli öğrenme üçgenleri). Haritada mavi rengin baskın oluşu ve çok sayıda üçgenin bulunması, hassas, uyum kabiliyeti olan ve ahenk arayan bir kişiye işaret ediyor.

3.HARİTA:


Şekil 5. Fizikçi Marconi’nin natal haritası.

Şekil 5’de kablosuz telegrafın, radyo sinyal iletişiminin mucidi olan ve radyo magnetik dedektörünü keşfeden Nobel ödüllü fizikçi Marconi’nin natal haritası görülüyor. Açıların düşey yönde olması ve birçok gezegenin doğu yarımkürede bulunması, net bir bilince sahip olan ve kendini geliştirmeye yönelmiş bir kişiyi akla getiriyor. Haritada son derece çizgisel bir açı resmi görülüyor ki, bu durum Tablo 1’den görüleceği gibi öncü bir doğaya işaret ediyor. Haritada 4.çeyreğin vurgulanmış olması birey olarak ve öncülük ederek topluma hizmet etmek isteyen birini düşündürüyor. Haritada sırf kırmızı ve mavi açıların olması, yeşil açının bulunmaması, enerjik bir durumla sakin bir durum arasında gidip gelmeye, ya da siyah-beyaz tarzında bir düşünce şekline işaret edebilir.

4.HARİTA:

Şekil 6. Şair Rainer Maria Rilke’nin natal haritası.

 Şair Rainer Maria Rilke’ye ait olan bu natal haritada (Şekil 6) kuzey yarımkürenin vurgulanması daha çok içe dönük bir yapıya işaret ediyor. Ayrıca 2.çeyreğin vurgulu olması (“aile tarafından şartlandırılma”) ve buradaki Ay-Satürn birleşimi annesinin problemli tutumunu simgeliyor olabilir. Zira annesi Rainer Maria Rilke’yi bir kız gibi yetiştirmiş, sonra yedi yaşına geldiğinde askeri okula göndermiş. Bu durum kendisinde travma oluşturmuş (Ay-Uranüs karşıtlığı).

Haritada büyük bir dörtgen görülüyor. Tablo 1’de belirtildiği gibi bu dörtgen, mavi renge karşılık gelen çok güçlü köşeli bir şekil.  Rilke’nin hayatı boyunca bu yapının, yani üç güçlü gezegeni (Plüton, Uranüs, Satürn) içeren bu dörtgenin gerek yoğunluğunu gerekse katılığını tecrübe ettiği anlaşılıyor. Neptün, Venüs ve Mars’tan ibaret olan ayrı bir üçgensel şeklin bulunması haritaya biraz yumuşaklık katıyor. Bu üçgen kişinin çok sezgisel olmasını ve çok yaratıcı şiirler yazmasını açıklayabilir. Fakat haritada çok fazla kırmızı açı bulunması aşırı strese işaret ediyor. Rainer Maria Rilke son yıllarında sık sık ağır depresyonlar yaşamış.

SONUÇ:

Yukarıdaki analizler başka faktörleri ele almadan önce bir haritaya bütüncül olarak bakmamız ve yarımkürelerin, çeyreklerin ve açı resimlerinin anlamlarını birarada düşünmemiz gerektiğini gösteriyor. Bu yaklaşımla bir kişi hakkında çok bilgi edinilebileceği görülüyor.

Bunu takiben, harita şekillerine, açı resimlerine ve açı kalıplarına daha derinden bakılacak, bu amaçla bunlarla orta noktalar ve harmoniklerden elde edilen bilgiler birleştirilecektir.

Kaynaklar:

  1. Bruno and Louise Huber, Michael Alexander Huber (2005) Aspect Pattern Astrology: A New Holistic Horoscope Interpretation Method (translated by Heather Ross), Hopewell,Knutsford, United Kingdom.
  2. Karl Georg Breit (2014) Die Spirituell-Astrologische Psychologie: Grundlagen der Horoskopdeutung und das revolutionäre Aspektbild, Hans-Nietsch-Verlag, Freiburg.
  3. astrologische-akademie.org.

___________________________________________________________________________

Ferhan Çeçen Kimya/Çevre mühendisi olup,  üniversitede akademisyendir. Sayın Hakan Kırkoğlu’nun İstanbul’daki astroloji okulunun tüm programlarını tamamlamıştır. ISAR CAP sertifikasına sahiptir. e-posta: [email protected]

Ferhan Çeçen’in bu makalesi 2019 yılında OPA’nın “The Career Astrologer” adlı dergisinde

https://www.opaastrology.org/SEPT2019OPACA.pdf

Planets in natal charts: Importance of hemispheres, quadrants and aspect pictures” başlığıyla yayınlanmıştır. Kendisi tarafından Türkçeye çevrilmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir