Homoseksüellik: Rastlantısal Saptama

İlk kez ISAR 1994 Konferansı`nda yapılan bir konuşmadan aslına sadık kalınarak alınmıştır. 

Bu konuşmanın amacı, homoseksüellik hakkında konuşmak değil, homoseksüellik hakkında neden araştırma yapılmadığını irdelemektir. Diğer kişisel ilgi alanları yerine örnek olarak homoseksüelliği seçmemin sebebi, astrolojik araştırmanın nasıl yapılamayacağına dair çok güzel bir örnek olmasıdır. Homoseksüellik, geçmişteki biraz tartışmalı bir konu olmuştur. Son yüzyıldan önce ağza bile alınmadığını düşünürsek büyük bir ilerleme kaydedildiği bir gerçektir.

Homoseksüellik gibi konularda astrolojide olanlardan biri, dünyanın diğer alanlarında neler olduğunu görmeye eğilimli oluşumuzdur. Ara sıra da olsa bazen kendimizi bunun içinde buluyoruz. Geçmişte bunun yaşandığı alanlardan biri astronomidir. Bazen, astronomi bilgimiz ve astronomik teori arasındaki farkı çok iyi anlayamayabiliriz. Buna verilebilecek örnekler arasında, geçtiğimiz yüzyıla göre on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında düzensiz yörüngeli gezegenler hakkında verilen hipotezler sayılabilir..Leverrier 1848`de Neptün gezegenini keşfettikten sonra, yörüngesi düzensiz olarak bilinen Merkür üzerinde çalışmaya başladı. Neptün`ü başarılı biçimde tahmin ettiğinden aynı mükemmel görüş becerilerini Merkür`e de uygulayabileceğini düşündü.

O dönemdeki astronominin kültürel iklimine göre bir gezegenin yörüngesinde sorun varsa orada başka bir şey daha olduğu yönündeydi. Bunun adının Vulcan olduğu önerisi getirildi. Vulcan astroloji toplumu tarafından kabul edildi. Bunlar kişisel görüşlerdi.Problem, Einstein`ın izafiyet teorisinin çabuk değişen bir gezegen ihtiyacını ortadan kaldırmasıydı. Astroloji, insanların Vulcan`ı yorumladığı bir durumdaydı. Halen bir Vulcan olup olmadığını araştırıyoruz. Gizemli bir şekilde bununla uğraşan kişiler, bunu esrarengiz veya dünya düzleminin dışında olarak tanımlasalar da belli bir gerekçeleri vardır.

Pekala, homoseksüelliğin kısa tarihçesi. Başlangıçta Yunanistan`da iken sorun yoktu. Sonradan kötüleşti. Daha sonra ağza alınmaz oldu ve tekrar gündeme geldi. Ve 19. yüzyıla girdik. Krafft-Ebing, avangard olmak isteyen herkesin kitaplığında bulundurduğu Psychopathia Sexualis adlı kitabı yayınladı. Tarihteki her tür garip cinsel uygulamalardan bahsetti. Bununla beraber özellikle Almanya`da homoseksüelliğin doğası üzerine bir tartışma başladı. Değişim ve sapkınlık belli bir dereceye kadar teknik terimlerdi. Karşıt teoriye göre kişi doğuştan homoseksüel ve orta cinsiyetin bir üyesi olarak dünyaya geliyordu. Cinsiyetinizi değiştiriyorsanız ortada ahlaki açıdan bir ikilem bulunmamaktadır çünkü biyolojinizi açıkça sergilemektesinizdir. Öte yandan, doğuştan heteroseksüel olan bir sapık, saplantılı hale gelmiş ve homoseksüel olmuştur. Sapkınlıkla ilgili ahlaki bir ikilem söz konusudur çünkü bunu kasıtlı olarak gerçekleştirmişsinizdir. Bu ikisi arasındaki tartışma, homoseksüellerin tümünün biri veya diğeri veya ikisinin bir karışımı olup olmadığı sorusu sorulmaktadır. Doğa ve terbiyeden kaynaklanıyor gibi görünmektedir. Artık bu gibi tartışmalı alanları, istihbarat gibi konularda da görebilmektesiniz.Homoseksüellik başka bir örnektir.

Burada sunduğum, Kinsey ölçümüdür. Bazen ben de St. Exupery`nin fili yutan boa yılanın Küçük Prensindeki diyagrama başvuruyorum. İş yaşamında buna normal dağılım deniyor ve bu makalenin sonundaki diyagrama benziyor. Aynı zamanda çan eğrisi olarak da adlandırılıyor. Anlatılmak istenen fikir şudur; normal dağılımı olan herhangi bir dağılımda ve herhangi bir çalışmada insanların çoğu orta seviyelerde yer alacaktır, bunun yanı sıra uç noktalarda bulunan insanlar da olacaktır. Bu, aynı zamanda zeka ölçümü ve daha birçok farklı özellikler için de kullanılan bir teoridir. Ayrıca, nüfusun çoğunluğunun homoseksüelliğe bakışını gösteren noktalı bir çizgi de çizdim.

Kinsey şemasında sıfır, %100 heteroseksüel anlamına gelmektedir. Kinsey`in orijinal şeması olağan cinsel deneyimi içeriyordu, daha sonra insanlar bunu değiştirerek fantezilerini ve buna benzer şeyleri eklediler fakat bu durumda çarpıklık Heteroseksüel uçta gerçekleşti. Bunun sosyal veya fiili bir çarpıklık olduğunu saptamak size kalıyor çünkü başka kimse bilmiyor.

Bazı astrolojik teorilere girmeden önce, olasılık hakkında bir şey söylemek istiyorum. Yaptığınız herhangi bir astrolojik yorum aslında matematiksel olarak modellenebilir. Bunun, önemli bir açıklama olması gerekmez. 360 derecelik koordinat sistemi ile çalışıyoruz. Her ne kadar yaptıklarımızı büyük bir saygınlıkla yapsak da, bunlar 360 derecelik sisteme çevrilebilir ve dolayısıyla bundan belirli matematiksel çıkarımlar elde edebiliriz. 50`li yaşlardaki kalp krizi geçiren insanların Güneş`inin Uranüs ile birleşmeye girme eğilimi gösterdiğine dair bir açıklama yaparsanız bu, ölçülebilir bir açıklamadır. Sormanız gereken tek şey, hangi yörüngeyi istiyorsun olmalıdır. Zaman zaman insanların homoseksüellikle Uranüs arasında bir ilişki olduğunu düşündüklerine şahit olmuşsunuzdur. Mitolojik açıdan bu konuda bazı ilginç fikirler de vardır, belki de bunun üçüncü cins fikriyle ilişkisi vardır. 19. yüzyılda ters yüz edilen resimler gösterildiğinde, erkeklerin kadın gibi, kadınların da erkek gibi görünme eğiliminde olduğu görülür. Belki de bunun Uranüs`ün hadım etme mitiyle bir bağlantısı vardır.

Eğer Ay`ın Uranüs`e göre durumuna bakarsak, pekala, sadece üç durumun olasılığının ne olacağına bakalım derim: birleşme, karşıtlık ve kare. Şimdi de yörüngeyi tanımlıyoruz. Eğer keyfi olarak 7 derecelik bir yörünge isterseniz, bu her noktada 7 derece olacak anlamına gelmektedir. Yani, bir tarafta 7, diğer tarafta da 7 derecenin toplamı olarak 14 derece olacaktır. Bunun karşıtı da aynıdır, her iki tarafta da 7 derece ve toplam 14 derece şeklinde. İki farklı türdeki karenin toplamı 28 edecektir. Birleşme ve karşıtlık dışındaki her durumda kullanılabilecek iki yol vardır. Kısaca, toplamı 56 eden sayıları toplamaktayız. Şimdi bu sayıyı 360 derecelik çembere bölüyorum ve buradan da sadece üç durumda 7 derecelik bir yörüngeyle çalıştığınız sonucuna varıyorum; yani bu durumdaki herhangi birinin olasılığı %15 oluyor. Kabul edilen gezegenlerin sayısını çarpmaya başlarsanız ki şu anda sadece Ay değil Güneş ve Ay, Merkür, Venüs, Mars`tan söz ediyorsunuz ve her şekilde aynı sonucun elde edileceği evreninizin yüzdesini çarpıyorsunuz.

Size göstereceğim diğer nokta ise şudur; eğer yörünge büyüklüğünü 5 dereceye düşürürseniz, %11`e inersiniz. 10 dereceye yükseltirseniz, %22`ye çıkarsınız. Problem buradadır. Etkili bir yörüngenin ne olduğu hakkında hiçbir şey vermez. İnsanlarla doğum haritaları üzerine çalışıyor olabilirsiniz ve baktığınız şeyde 10 derecelik bir yörüngenin bulunduğunu görebilirsiniz. Kantitatif bir çalışma yapmaya çalışıyorsanız bazı problemlerle karşılaşabilirsiniz çünkü sadece bir gezegenle, çalışmanızın beşte biri çoktan kısıtlanmış durumdadır. Homoseksüel kişilerin nüfusa oranı iyimser bir tahminle %10`dur. Bu oldukça yüksektir. Kinsey`in rakamları abartıldır çünkü hapiste bulunan kişilere büyük bir yüzde ayırmıştır. Hapisteki erkekler için sınırlı sayıda cinsel fırsatlar vardır. Sadece ihtiyaçtan yapıyordur, tercih ettiği için değil. Bu durum, rakamların artmasına neden olmuştur. Biseksüel terimini nasıl tanımladığınıza bağlı olarak gerçek rakam %2-4 arasında değişmektedir. Bu, problem yaratmaktadır. Sadece 5 derecelik bir yörünge ile bile, rastgele bir yüzdeye bakıyorsunuz demektir ki bu da nüfusunuzun sayısını aşmaktadır.

Bir araştırma projesini tasarlarken bilmeniz gereken en önemli konulardan biri, nüfusun hangi yüzdesi ile ilgilendiğinizdir. Eğer Örnekteki insanlar ölecek mi? derseniz, elinizde %100 oranı olur. %100 olan pek fazla koşul yoktur. İnsanlar özellikle tıp konusunda çalışmalar tasarlarken rakam hakkında en ufak bir bilgiye bile sahip olmadığı durumlar nadirdir.

Uranüs, vs hakkında çeşitli teoriler olduğunu belirtmiştim. AFA`nın yayınlamayı uygun bulduğu homoseksüellik üzerine ilk çalışma, Karl Guenter Heimsoth`a aittir. Tarihi açıdan ilginç bir karakterdi. Nazi zulmünün kurbanıydı. Homoseksüellik üzerine yaptığı çalışmanın harika bir konseptivardı, gizli. Homoseksüellerle ilgili çalışmasının tamamı, onun homoseksüel olduğunu düşündüğü kişilerdir, gerçekten olup olmadıkları belli değildir.Bunu tavsiye ederim. Öne sürecek bir teoriniz olduğunda, çalışamaya uyanları tanımlarsınız. Bu, işinizi çok daha fazla kolaylaştırır. Onun görüşüne göre, homoseksüellik doğuştan ektomorfikti ve İkizler ve Yay burcu erkeklerinin çoğu homoseksüeldi. İkizler ve Yay özelliklerini fazlasıyla taşıyan birini gördüğünüzde, kabul etmeseler de onları gizli sınıfına koyabilirsiniz. Büyük olasılıkla, homoseksüel değillerdir, sadece bunu yapıyorlardır, dolayısıyla endişenlenmenize gerek yok. Diyagramda görülen bu özel durumlar, Ebertin`in Yıldız Etkilerinin Kombinasyonu adlı çalışmasından alınmıştır. Maalesef, Ebertin`in çalışmasında sapkınlık gibi kelimeler kullanılmıştır. Tam olarak hangi anlamda kullandığını söylemek zor çünkü sapkınlık kelimesi artık teknik bir terim olmaktan çıkmıştır. Bunu, bu şekilde ifade ettiğini varsayacağız.

Lezbiyen örneklerin kaydedildiği IDEA veritabanında bulunan Rober Jansky`den 750 homoseksüel erkekten oluşan bir set aldım. Uranüs ve Neptün veya Venüs ve Mars`a göre bazı iç gezegenlerin durumları arasında ilişkiler olup olmadığına baktım. Bunlar, Ebertin`in merkezlerinden aldığım şeylerdir. Bu homoseksüel haritalarda bir yükselme olup olmadığını inceledim. Yörünge büyüklüklerinden yola çıkarak %8,8`lik bir olasılık elde ettim. P, genellikle bir yüzde olarak ifade edilen bazen de ondalık olarak gösterilen bir olasılıktır. Bunu kullanarak ve tesf ederek toplanan örnekler düşük sayıdaydı. Kendi rasgele yüzdemiz bakımından çok az sorgulanabilenler sadece kendimiz değiliz, gerçek yüzdemiz de keskine yakındır. Yani sigara içilmez. P`nin harika bir olasılık terimi olduğunu belirtmiştim. Şimdi bunu biraz daha detaylı biçimde açıklamama izin verin. Olasılık, gözlemlediğiniz sıklığın toplam sıklığa bölümüdür. İstatistiksel bir anlamdan, chi square`den bahsediyorsanız, olasılık farklarını gözlemliyorsunuzdur ve bu bir yüzde ile ifade edilir. Örneğin, %5`lik bir istatistiksel değer elde ettiyseniz, %5 oranında yanılma payınız var demektir. Bunu yaparken bunu bir kesinlik olarak ele almayın çünkü bunların tümü kumar tekniklerinin origjinal gelişimine dayanmaktadır.

Bu, Ebertin sapkınlık unsurları hakkında daha tam bir liste olup, size aşağıda gösterdiğim bazı noktaları da içermektedir. Verilerin modelle uyuşmadığını görebilirsiniz. Maalesef bazı insanların annen yaptı şeklindeki psikolojik teoriyle oluşturulan psikolojik modellere olan ilgisi nedeniyle, bazı kapsamlı model fikirleri ortaya çıkmaktadır. Problem, insanların söyleyeceği şeyin, 12. evi kontrol eden gezegende sorun olduğu için böyle bir durum olabilir olmasıdır. Siz de bu durumda, 12. evde soruna sebep olan şey nedir? diye sorarsınız.

Size, Jansky-Nauman hipotezinden bir örnek göstermeme izin verin. Bu, 15 yıl önce Merkür Zamanındaydı. Uranüs ile 8. ev arasında nasıl bir bağlantı kurabilirsiniz? Uranüs, 8. evde olabilir. Eğer modern kontrol kullanıyorsanız, Uranüs 8. evi yönetiyor olabilir. Uranüs, 8. evin yöneticisine veya 8. evin zirvesine doğru zor bir durumda olabilir. Fakötrleri nasıl birleştirdiğinizi görüyor musunuz? Daha sonra 8. ev, 5.nin karşısında yer alır. Bunu çoğaltın. Bunu yapmak için dört farklı yol vardır.

12. evle ilgili Mars veya Pluton için de 12. evde olduklarını, 12. ev, yönettiklerini, 12.evin yöneticisine veya zirvesine göre kare veya zor bir konumda olduklarını söyleyebiliriz. Burada küçük bir problemimiz vardır. Bir açıklamanız olduğunu söyleyerek dört faktörünüz olduğunda ve modeli başlattığınızda bu, benim şu anda Chicago, New York, San Fransisco veya Miami`de olduğum anlamına gelir. Bunlardan biri doğrudur. Eğer hepsi doğru olsaydı, uçuş puanlarım her zamankinden daha fazla olurdu. Problem, aynı aralıktan çok fazla değer verilmesidir. Bu özel durumda, nüfusun %90`ını temsil eden bir model önerirler. Daha sonras da haritalarımızın %90`ının buna uyduğunu söylerler. Oooo!

Bunu kontrol ettim ve beklediğiniz sonucu elde ettim. Eğer bir çok şekilde gerçekleştirilebilecek bir şey önerirseniz, herkesin uyacağı bir model sunmuş olursunuz. Nüfusun %90`ı tarafından rastgele karşılanan bir homoseksüellik modeli önerebilirsiniz; eğer bu bir homoseksüel gruplama içindeyse, oran %92 olabilir. Müşterilerinizle konuşuyorsanız, yardımcı olmasa da doğru olma ihtimali yüksektir. Doğru olabileceği tek yol, binler içersindeki yüzlerden veya onlarda seçilmiş bir numune büyüklüğü almanızla olacaktır çünkü beklediğiniz değerden sapma düşüktür.

Bu, Gauquelin sonuçlarıyla ilgili olarak Geoffrey Dean`in yaptığı eleştrilerden biridir. Gauquelin sonuçları, istatistiksel açıdan önemlidir. Tekrar edilebilirler. Örneğin, spor şampiyonlarına bakarsanız, gündüz vakti 12. evde Mars`in zirve yaptığını görürsünüz. Bir müşterinin haritasında Mars`ın 12. evde olduğunu her görüşünüzde, şöyle mi dersiniz: Bir spor dalında şampiyon olacaksınız. Hayır. İstatistiksel çalışmalardan öğrenilebilecek derslerden biri şudur: İstatistiksel bir çalışma, şimdiki zamanda ön görülebilir değildir. Gauquelinler`in bu konuda çok uzun süren çalışmalar yapmış olmasından ve hiçbir olumlu sonuç elde edilmemiş olmasından dolayı mutluyum, istatiksel bir çalışma, nüfusun bir karakterizasyonudur. Bir istatiksel çalışmayı alıp onu doğrudan tek bir vakaya uygulayamazsınız. Gerçeğe iki mercekten bakabilirsiniz. Büyük mercekle tekrar edilebilen Gauquelin çalışmalarında olduğu gibi paternler bir patern veya bir paternin gelişimini görebilirsiniz.

Örneğin, Gauquelin`in bir bilim adamına ilişkin orijinal fikri, katılım kriterlerinde en az 70 ve tercihen 80 yaşın tercih edildiği Academy Francaise`den alınmıştır. Aktif olarak üretken bir bilim adamı olamadığınız sürece meslektaşlarınız sizi önermez. Komik bir şey oldu: Çalışmaya Satürn dahil edildi. Ortalama memuriyetin 40`lı yıllardaki gibi olduğu Amerika Birleşik Devletleri`nde olduğu gibi Bilim Adamları Ulusal Akademisi`nden bir örnek alırsanız, farklı bir patern görebiliriz. Her durumda, patern bireysel haritayla ilgili bir tahmin vermez. Alınacak ders tam olarak budur. Homoseksüellikteki psikolojik faktörlerle ilgili pek çok önermede bulunulmuştur. Bununla ilgileniyorsanız, ilgili birakç makalemi okuyabilirsiniz ve bu da (tahtayı işaret ederek) benim modelimdir. İşe yarayan tek seçenek

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir